Tasarımda AI kullanmak benim için bir görsel isteyip sayfaya yerleştirmekten daha geniş bir süreç. Bir fikri görünür kılmak, birkaç yönü karşılaştırmak ve seçtiğim yönü uygulamak için kullanıyorum. Son kararları ise sayfanın amacı, içerik, okunabilirlik ve gerçek kullanım belirliyor. Etkileyici bir görüntünün kendi başına iyi bir deneyim oluşturmadığını projelerde tekrar tekrar görüyorum.

Görsel yönü erken aşamada görünür kılmak

Bir tasarımı konuşurken “daha sıcak”, “daha teknolojik” veya “daha sade” gibi ifadeler farklı kişiler için farklı şeyler anlatabiliyor. Renk, ışık, kompozisyon ve boşluk kullanımı üzerinden birkaç somut yön üretmek bu konuşmayı kolaylaştırıyor. Artık aynı belirsiz sıfatı tekrar etmek yerine iki seçenek arasındaki gerçek farkı değerlendirebiliyorum.

Bu aşamada bütün sayfayı tamamlamaya çalışmıyorum. Önce görsel ağırlığın nerede olacağını, metnin ne kadar alan isteyeceğini ve ziyaretçinin ilk bakışta neyi anlaması gerektiğini düşünüyorum. Bir referansı beğenmem, onun bütün düzenini aynı biçimde kullanmam gerektiği anlamına gelmiyor. Kendi içeriğim ve hedefim o düzeni değiştirebilir.

Portrede tutarlılık, tek güzel kareden daha önemli

Bu portfolyodaki portre çalışmasını tek bir kapak görseli olarak ele almadım. Girişteki duruş, bilgisayar başındaki sahne, aşağı bakan poz ve iletişim bölümündeki görünüm arasında bir ilişki kurmak istedim. Sayfada ilerlerken kişi, ışık ve renk dili birbirini takip etmeli.

Varyasyon üretirken yüzün, kıyafetin ve kadrajın tutarlılığına bakıyorum. Her görsel ayrı ayrı etkileyici olsa bile arka arkaya kullanıldığında aynı kişiye ait görünmeyebilir. Görüntünün farklı ekranlarda nereden kırpıldığı da sonucu değiştiriyor. Bu yüzden yalnız büyük resmi değerlendirmiyorum; metnin oturduğu alanı ve dar ekrandaki yüz konumunu da inceliyorum.

Ürün görsellerinde kaynağa geri dönmek gerekiyor

Bir ürünün bir mekânda nasıl durabileceğini göstermek, tasarım fikrini anlatmak için yararlı. Ancak üretilen sahnenin gerçek bir kurulum gibi anlaşılmaması gerekiyor. Unisign UK tasarım çalışmalarındaki kavramsal mekân görsellerini bu nedenle açıkça kavram olarak ele alıyorum. Gerçek müşteri uygulaması veya tamamlanmış proje kanıtı gibi sunmuyorum.

Ürünün teknik görünümünde ise özgürlük daha sınırlı. Ekranın oranı, bağlantılar, ayak yapısı ve boyut bilgisi kaynakla ilişkili olmalı. Ekran Market’te görsel referansa dayalı 3D temsiller ile doğrulanmış fiziksel ölçüleri ayırmak bu yüzden önemliydi. İyi görünen bir model, teknik doğruluğun yerine geçmiyor.

Arayüz kararlarını kullanım üzerinden veriyorum

AI’dan birkaç başlık, kart düzeni veya renk alternatifi isteyebilirim. Hangisinin kullanılacağına karar verirken ekranın işine bakıyorum. Bir ürün kartında asıl karar ölçü ve kullanım alanıysa, ziyaretçi bu bilgiyi hızla görebilmeli. Bir iletişim bölümünde en önemli şey hareketli arka plan değil, kişinin bana nasıl ulaşacağını anlaması.

Telefon ekranında bir butonun metni kırılıyorsa, odak durumu seçilemiyorsa veya açılan pencerenin kapanışı belirsizse tasarımı tekrar ele alıyorum. Bu sorunları yalnız görsel üretimle çözmek mümkün değil. Gerçek içerikle çalışan arayüzü görmek, klavyeyi kullanmak ve farklı genişliklerde bakmak gerekiyor. Tasarımın olgunlaşması bu küçük düzeltmelerde gerçekleşiyor.

Hareket de tasarım kararının bir parçası

Kaydırmayla değişen portreler, sayfanın bölümleri arasında bir ritim kuruyor. Aynı mantıkla her karta ayrı efekt eklemek istemiyorum. Hareketin nerede başlayacağını, ne zaman duracağını ve içerikle ilişkisini belirlemek gerekiyor. Bir efekt okunmayı zorlaştırıyorsa tasarımın amacını zayıflatmış oluyor.

Hareket azaltma tercihini, animasyonu durdurmayı ve 3D desteklenmediğinde içeriğin kullanılabilir kalmasını bu yüzden düşünüyorum. Benim için AI’nın tasarımdaki en yararlı yeri, seçenek üretme ve deneme alanını genişletmesi. Sonucun açıklığını, teknik doğruluğunu ve kullanımını değerlendirme işi ise gerçek sayfa üzerinde devam ediyor.

Kaynaklar ve devam okumaları